İçeriğe geç

Kuran kelimesi nereden gelir ?

Kuran Kelimesi Nereden Gelir? Bir Kelimenin Derinliklerine Yolculuk

Çocukluk Anılarım ve İlk Kez Kuran’ı Okuma Deneyimi

Ankara’nın sıcak yaz akşamlarında, çocukken evin salonunda otururken annem bazen bana Kuran’daki anlamlı ayetlerden bahsederdi. Genelde eski kitaplar, sararmış sayfalar arasında kaybolmuş olan o büyük dini eserlerden birinde, “Kuran kelimesi nereden gelir?” diye düşünmüş müydüm, hatırlamıyorum. Ama bir gün, meraktan dolayı belki, annem bana bir şey söylemişti: “Kuran, okuma anlamına gelir, evlat.” Bu cümleyi o kadar basit bir şekilde söylemişti ki, sadece bir kelimeyi öğrenmek gibi görünüyordu. Oysa ki, yıllar sonra bu kelimenin kökenini araştırdıkça, düşündüğümden çok daha derin bir anlamı olduğunu fark edecektim.

Kuran Kelimesinin Dilsel Kökeni

Bir ekonomist olarak her şeyin bir veri, bir köken, bir geçmişi olduğunu düşünürüm. Hangi verinin hangi kaynaktan geldiğini, hangi kavramın hangi tarihsel bağlamda şekillendiğini bilmek, benim için çok önemli. Kuran kelimesinin etimolojik kökenine baktığımızda, aslında ne kadar ilginç bir süreçle karşı karşıya olduğumuzu fark ediyoruz.

Kuran kelimesi, Arapça kökenli olup “qara’a” fiilinden türetilmiştir. Bu fiil, “okumak” ve “ilmek ilmek sözcükleri bir araya getirip anlamlı bir bütün oluşturmak” gibi anlamlar taşır. Yani Kuran, aslında “okuma”, “okunmuş şey” anlamlarına gelir. Zaten Kuran’ın anlamı da tam olarak bu: Okunan, okunan şey. Bir anlamda Kuran, sadece bir kitap değil, sürekli olarak okunan, üzerinde düşünülen, anlaşılan bir hayat rehberi olmuştur.

İç sesim şöyle diyor: “İyi de, bu kelime bu kadar basit olabilir mi? ‘Okuma’ demek, elbette ki derin bir anlam taşır, ama neden bu kadar büyüleyici bir yere gelmiş?”

Arapçadaki kökeninin dışında, Kuran kelimesinin anlamı zamanla daha fazla katman kazanmış. Zaten her kelimenin bir tarihsel, kültürel evrimi vardır, bu yüzden Kuran da yıllar içinde farklı toplumlarda, farklı şekillerde anlaşılmıştır. Ama başlangıçta basit bir “okuma” eylemi olarak görülebilir.

Kuran Kelimesinin Türkçe’ye Girişi

Bir yandan, ekonomist bakış açısıyla da şunu düşünüyorum: Bir kavramın bir dildeki yerleşimi, o dilin ekonomik ve kültürel gelişimiyle de doğrudan ilişkilidir. Kuran kelimesinin Türkçe’ye nasıl geçtiğini incelerken de, bir dilin zaman içindeki evrimini görmek mümkün.

Türkçe’de Kuran kelimesi, Arapçadan alınan bir sözcük olup, hem İslam dünyasında hem de halk arasında günlük dilde sıkça kullanılır. Osmanlı döneminde de, Arapçadan alınan pek çok kelime gibi, Kuran kelimesi de Türkçeye yerleşmiş ve zamanla günlük dilin bir parçası olmuştur. Bu da dilin canlı bir varlık olduğunun kanıtı gibidir. Ne de olsa dil, bir toplumun tarihsel, kültürel ve toplumsal yapısının aynasıdır.

Bir arkadaşım bir gün bana şöyle demişti: “Hepimiz Kuran’ı okuyoruz, ama gerçekten okuyor muyuz? Anlamına ne kadar iniyoruz?” Bu soruyu o kadar içten sormuştu ki, o gün akşam eve giderken durup bir daha düşündüm. Kuran kelimesinin kökenine bakarken, sadece o kelimeyi okumakla kalmayıp, anlamak, içselleştirmek gerektiğini fark ettim.

Kuran’ın Derin Anlamı: Okumak, Anlamak, Yaşamak

Birçok şey düşündüm; hayatı, kelimeleri, okuma alışkanlıklarımı. Ekonomi okumaya başladığımda bile, sayısal verilerle haşır neşir olurken, bir bakıma anlamları doğru okumak, doğru yorumlamak hayatın temel taşlarından biri oldu. Kuran kelimesi, sadece bir kitap ismi değil, bir anlayış biçimi de aslında. Çünkü okuma, bir eylem ve bununla birlikte anlama gelir.

Günlük yaşamda da Kuran’ın bu anlamını görmek mümkün. Mesela iş yerimde veri setlerine bakarken, sürekli analiz yapıyorum, en doğru veriyi bulmaya çalışıyorum. Ama her verinin bir hikâyesi olduğu gibi, Kuran’daki her kelimenin de bir anlamı vardır. Ekonomik verilerle bir bağlantı kuruyorum: Doğru veriyi okuduğunuzda, olayları net bir şekilde görebilirsiniz. Kuran da aslında yaşamı okuma, anlamlandırma ve doğru yorumlama yolculuğudur.

Sonuç: Kuran Kelimesinin Derinliği

Sonuç olarak, Kuran kelimesi Arapçadaki “qara’a” fiilinden türemiştir ve “okuma”, “okunan şey” anlamına gelir. Ama kelimenin taşıdığı anlam, sadece bir dilsel yapıdan çok daha derin bir yere ulaşır. O kelime, sadece kitapların sayfaları arasında değil, insanın kalbinde, düşüncelerinde, her anın içinde vardır. Ve hayatla ilgili her soruyu, her veriyi anlamak, tıpkı Kuran’daki anlam gibi, okumakla başlar.

İş hayatındaki yoğun tempoda, gündelik yaşamın karmaşasında, bazen en önemli şeyin doğru okumak olduğunu unutuyoruz. Kuran kelimesinin kökenine baktıkça, aslında her şeyin bir okuma eylemi olduğuna dair farkındalığım artıyor. Hem kelimelerle, hem de hayatla daha dikkatli okumalar yapmaya başlıyorum.

Ve belki de en önemlisi şu: Okudukça, anladıkça ve yaşadıkça, kelimenin gerçek anlamını buluyoruz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

motibottle.com.tr Sitemap
betcivdcasino girişilbet casinoilbet yeni girişBetexper giriş adresi güncellendibetexper.xyzm elexbet