1.25 Göz Numarası Yüksek mi? Bir Akşam Günlüğüme Yazdığım O Cümle
Kayseri’de soğuk bir kış akşamıydı. Penceremin kenarında oturmuş, elimde yıllardır kullandığım lacivert kapaklı günlüğümle yine kendimle konuşuyordum. Dışarıda Erciyes’in beyaz görüntüsü şehrin üzerine sessizce çökmüş gibiydi. O gün benim için sıradan bir gün değildi. Çünkü ilk kez gözlerimde bir sorun olabileceğini kabullenmek zorunda kalmıştım.
25 yaşındaydım ve hayatım boyunca kendimi güçlü biri olarak görmüştüm. Küçük şeyleri büyütmemeye çalışır, yaşadığım duyguları genellikle günlüğüme yazardım. Fakat o gün göz muayenesinden çıktığımda içimde garip bir boşluk vardı.
Doktor bana göz numaramın 1.25 olduğunu söylediğinde aklımdan tek bir soru geçti:
“1.25 göz numarası yüksek mi?”
Bu cümleyi o akşam günlüğümün ilk satırına yazdım.
Göz Muayenesinden Sonra İçimde Kalan Hisler
Aslında birkaç aydır bazı şeylerin değiştiğini fark ediyordum. Kayseri’de akşam yürüyüşlerine çıktığımda uzaktaki tabelaları eskisi kadar net göremiyordum. Bazen bilgisayar başında uzun süre çalıştıktan sonra gözlerim yoruluyor, harfler sanki birbirine karışıyordu.
Ama insan bazen kendine itiraf etmek istemiyor.
“Geçer herhalde.”
“Yorgunluktandır.”
“Biraz dinlenince düzelir.”
Ben de böyle düşünüyordum. Çünkü gözlük kullanma fikri bana yaşlanmak gibi geliyordu. Belki mantıklı değildi ama hissettiğim şey buydu. Daha 25 yaşındaydım ve yüzümde bir değişiklik olmasını istemiyordum.
Muayene sırasında doktorun sakin tavrı beni biraz rahatlattı. 1.25 numaranın çok yüksek bir değer olmadığını, birçok kişinin bu seviyelerde gözlük veya lens kullandığını anlattı. O an içimde küçük bir umut oluştu.
Fakat yine de eve dönerken kafamda aynı soru vardı.
“Acaba gözlerim gerçekten kötü mü?”
1.25 Göz Numarası Aslında Ne Anlama Geliyor?
Doulton sayfasına hoş geldiniz! “1.25 göz numarası yüksek mi” hakkında hazırladığımız bu özel içeriğin tadını çıkarın.
O gece uzun uzun araştırma yaptım. Günlüğümün yanına bilgisayarımı açtım ve göz numaralarının ne anlama geldiğini anlamaya çalıştım.
1.25 göz numarası, genellikle düşük seviyeli bir görme kusuru olarak değerlendirilir. Bu değer kişinin uzak veya yakın görüşünde hafif bir bulanıklık yaşamasına neden olabilir. Bazı insanlar bu numarayla günlük hayatına rahatlıkla devam ederken, bazıları özellikle araba kullanırken, ders çalışırken veya uzun süre ekrana bakarken gözlük ihtiyacı hissedebilir.
Bunu öğrendiğimde içimdeki korku biraz azaldı.
Çünkü o zamana kadar 1.25 sayısını gözümde çok büyütmüştüm. Sanki doktor bana çok büyük bir sorun söylemiş gibi hissetmiştim. Oysa gerçek çok daha farklıydı.
Bazen insan bilmediği şeylerden korkuyor.
Benim korkum da göz numarasından çok, hayatımda yeni bir değişiklikle karşılaşmaktı.
İlk Gözlüğümü Seçtiğim Gün
Birkaç gün sonra bir optik mağazasına gittim. Kayseri’de soğuk ama güneşli bir gündü. Sokaklarda yürürken içimde hem heyecan hem de garip bir çekingenlik vardı.
Aynanın karşısına geçip farklı gözlük çerçevelerini denemeye başladım.
İlk taktığım gözlük bana yabancı geldi.
Kendime baktım ve birkaç saniye hiçbir şey söyleyemedim.
“Ben gerçekten gözlük kullanacak mıyım?” diye düşündüm.
İçimde küçük bir hayal kırıklığı vardı. Çünkü kendimi hep gözlüksüz hayal etmiştim. Fotoğraflarda, özel günlerde, arkadaşlarımla buluştuğum anlarda yüzümün alıştığım haliyle kalmasını istiyordum.
Ama sonra başka bir şey fark ettim.
Gözlüğü taktığım anda çevrem daha net görünmeye başladı.
Mağazanın camından dışarı baktım. Karşıdaki tabelalar, insanların yüzleri, uzaktaki detaylar daha belirgin hale geldi. O an içimde büyük bir rahatlama hissettim.
Belki de sorun gözlük kullanmak değildi.
Belki de sorun, değişimden korkmaktı.
Günlüğümdeki En Duygusal Sayfa
O gece yine günlüğümü açtım. Benim için günlük yazmak sadece yaşadıklarımı anlatmak değildi. Hislerimi saklamadan kendimle yüzleştiğim bir yerdi.
Şöyle yazmıştım:
“Bugün gözlükle aynaya baktım. Önce yabancı hissettim. Sonra fark ettim ki değişen sadece yüzümdeki küçük bir detay. Ben hâlâ aynı insanım. Hâlâ aynı hayallere sahibim. Hâlâ aynı şekilde gülüyorum.”
Bu cümleleri yazarken gözlerim doldu.
Çünkü bazen insan küçük bir değişikliği büyük bir mesele haline getirebiliyor. Ben de 1.25 göz numarasını öğrendiğimde içimde gereksiz bir endişe oluşturmuştum.
Oysa bu durum hayatımın sonu değildi.
Hatta belki de kendime daha iyi bakmam için küçük bir hatırlatmaydı.
1.25 Göz Numarası Hayatı Değiştirir mi?
Birkaç hafta gözlük kullandıktan sonra fark ettim ki hayatımda büyük bir değişiklik olmadı. Hatta bazı şeyler daha güzel hale geldi.
Kitap okurken gözlerim daha az yoruluyordu. Bilgisayar başında geçirdiğim zamanlarda daha rahat hissediyordum. Sokakta yürürken çevreme daha dikkatli bakıyordum.
Eskiden fark etmediğim küçük ayrıntıları görmeye başlamıştım.
Kayseri’nin akşam ışıkları, sokak lambalarının altında yürüyen insanların siluetleri, kış güneşinin binaların üzerine düşen yansıması…
Bütün bunlar bana daha canlı görünüyordu.
Bazen hayatımızda küçük bir değişiklik olur ve biz onun sadece olumsuz tarafına odaklanırız. Ben de ilk başta öyle yaptım. Göz numaramı bir eksiklik gibi gördüm.
Ama zamanla bunun sadece kendimi daha iyi tanımam için bir fırsat olduğunu anladım.
Göz Sağlığına Daha Fazla Önem Vermeye Başladım
1.25 göz numarası benim için bir uyarı oldu. Artık gözlerime daha dikkat ediyorum.
Uzun süre telefona baktığımda mola veriyorum. Karanlık ortamda ekran kullanmamaya çalışıyorum. Düzenli göz kontrollerinin önemini daha iyi anlıyorum.
Çünkü gözlerimiz hayatımızdaki en değerli pencerelerden biri.
Bunu ancak küçük bir sorun yaşadığımızda fark ediyoruz.
Eskiden gözlerimin bana verdiği imkanları hiç düşünmezdim. Bir manzaraya bakmanın, sevdiğim insanların yüzünü net görmenin, kitap sayfalarında kaybolmanın ne kadar değerli olduğunu şimdi daha iyi biliyorum.
Bugün “1.25 göz numarası yüksek mi” üzerine güzel bir yolculuk yaptık. Doulton ile daha fazla içerik için takipte kalın!
Bugün Geriye Baktığımda Hissettiğim Şey
Aradan zaman geçti. Şimdi gözlüğümü taktığımda artık aynadaki görüntüme yabancı hissetmiyorum.
Hatta bazen gözlüğümü takmayı unutursam eksik bir şey varmış gibi geliyor.
O ilk gün yaşadığım korkuya şimdi gülümsüyorum.
“1.25 göz numarası yüksek mi?” diye endişeyle yazdığım günlüğüm hâlâ duruyor. O sayfaları açtığımda kendime şunu hatırlatıyorum:
Hayatta bazı değişiklikler bizi korkutabilir. Fakat her değişiklik kötü değildir.
Bazen küçük bir gözlük, insanın dünyaya daha net bakmasını sağlar.
Ben 25 yaşında, Kayseri’de yaşayan biri olarak bunu öğrendim. Göz numaramın 1.25 olması bana büyük bir kayıp yaşatmadı. Aksine kendime daha fazla dikkat etmeyi, küçük şeylerin değerini anlamayı ve değişimlerle barışmayı öğretti.
Şimdi günlüğümün yeni sayfalarında korkularımdan çok umutlarıma yer veriyorum.
Çünkü bazen hayatın en güzel netliği, sadece gözlerle değil, insanın iç dünyasıyla da ilgilidir.